Etiket arşivi: Yaşında
85 yaşında ikiz babası olacak!

Artvinli 85 yaşındaki Cemal Karabacak, birlikte yaşadığı ve 3 aylık hamile olan Gürcistan uyruklu kadından ikiz bebek bekliyor.
Hopa ilçesinde yaşayan ve ilk eşini yıllar önce kaybeden Cemal Karabacak’ın yaptığı ikinci evlilik kısa sürdü. Bir yakını aracılığıyla, Gürcistan’ın Batum kentinden Meri Shantadze (48) ile tanışan Karabacak, Müslüman olan kadınla yaklaşık 10 aydır birlikte yaşıyor.
Karabacak, bir süre önce doktora götürdüğü eşinin 3 aylık ikiz bebeğe hamile olduğunu öğrendi. Köyünde “Cemal Dede” olarak tanınan Karabacak, şimdi yeniden beşik sallayacak olmanın heyecanını yaşıyor.
/>Karabacak, Gürcistan’dan evrakları gelmediği için Shantadze ile henüz resmi nikah kıyamadığını belirterek, “Ancak Müslüman olması nedeniyle imam nikahı kıydırarak birlikte yaşamaya başladık. Evlilik için evrakların gelmesi biraz uzun sürüyor. Evraklar gelince resmi nikah kıyacağız” dedi.
Zaman zaman eşiyle birlikte Batum’a gittiklerini, bir süre önce de burada doktora başvurduklarını ifade eden Karabacak, “Doktor, eşimin 3 aylık ikize hamile olduğunu söyledi. Kontrole tekrar Gürcistan’a gideceğiz, esasını o zaman öğreneceğim. Çocuğum olacağı için çok seviniyorum” diye konuştu.
İlk eşinden 5 çocuğu olduğunu, 21 de torunu bulunduğunu anlatan Karabacak, şunları söyledi.
“Şimdi de Allah nasip ederse ikiz bebek bekliyorum. Allah 10 çocuk da verse bakarım. Çocukları çok seviyorum. Çocuk bakmak, çocuk sevmek Allah’a karşı çok büyük nimettir, ayrıca insanlığı da sevmek nimettir. Beşikten zorum yoktur. Eskiden çocuklarımı büyüttüğüm beşikler duruyor. Yeni doğacak olan çocuklarımı o beşiklerde yatıracağım.”
“KENDİME İYİ BAKTIM”
Karabacak, 1925 doğumlu olduğunu ve 67 yıl şoförlük yaptığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü.
“Bir kez 1949, bir kez de 1959 yılında içki içtim. Daima kendime iyi baktım, iyi yemekler yedim. Ayranı ve yoğurdu çok severim. Soğuk günlerde köyde idman yaptım. Kışın soğuk suya girerdim. Soğuk su beni yenemezdi. Son 5 seneye kadar soğuk suya girerdim. Dinç kalmamın sebebi; içki kullanmadım, akşam erken yattım, sabah erken kalktım, düzenli ve organik beslendim, yemekleri öğünde yemeye dikkat ettim, abur cubur yemem, sigara içmedim, kötü alışkanlıklarım olmadı. Çok sağlıklıyım. Bugüne kadar ufak telef hastalıklar geçirdim. Yatalak hasta olmadım.”.
Hafızasının çok kuvvetli olduğunu vurgulayan Karabacak, “Bütün şehirlerin telefon kod numaralarını ezbere biliyorum. 50’ye yakın arkadaşımın cep telefonu numaraları hafızamdadır. Deftere telefon numarası yazmam, hepsini hafızama yazarım. Ayrıca günlük tutar gibi hava raporlarını defterime günlük yazarım. 1945 yılından bu yana ilçemde meydana gelen hava raporlarını defterime yazdım” dedi.
ERKEKLER KAÇ YAŞINA KADAR ÇOCUK SAHİBİ OLABİLİR?
Cinsel Sağlık Derneği Bilimsel Komite Üyesi Prof. Dr. Emre Akkuş, erkeklerin kaç yaşına kadar çocuk sahibi olabileceğine ilişkin açıklamasında, erkeklerin yaşlanma süreciyle birlikte dölleme yeteneklerinde azalma olsa dahi çocuk sahibi olabileceklerini, çocuğun sağlığı açısından da bir değişiklik olmayacağını söyledi.
Erkeklerin ergenlik çağından ölümlerine kadar her yaşta çocuk sahibi olabileceklerini belirten Akkuş, “Bir üst yaş sınırlaması yoktur, ancak sperm parametrelerindeki görece değişikliklerin derecesi de çok önemlidir. Eğer sperm parametreleri ileri derecede azalırsa tabii ki böyle bir durumda erkeklerin çocuk sahibi olma şanları biraz daha azalacaktır” diye konuştu.
Kaynak : internethaber.com Okumaya devam et
Dünya Sosyal Forumu 10 Yaşında
Davos’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’na tepki olarak doğan Dünya Sosyal Forumu son on yılda dünya genelinde yüzbinlerce küreselleşme karşıtını harekete geçirmeyi başardı.
Brezilya’nın güneyindeki Porto Alegre’de bugün başlayan, 29 Ocak’a kadar sürecek Dünya Sosyal Forumu, 10. yıldönümünü kutlayacak. Dünya Sosyal Forumu 10 yıl önce, “Bir başka dünya inşa etmek mümkün, istememiz yeterli” sloganıyla, toprak sahibi olmayanların, yoksulların ve sendikaların da bir sesi olduğuna dikkat çekme hedefiyle yola çıktı. Forumu düzenleyenler, “küreselleşmeye yön verme hakkına, sadece gücü elinde bulunduran siyasetçilerle iş dünyasını n önde gelenleri sahip olmamalı” diyor
ilki 2001 yılında düzenlenen Dünya Sosyal Forumu’nun, Davos’da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’na karşı bir hareket olması hedefleniyordu. Ne benzerlik taşıyan ismi, ne de aynı tarihlerde düzenlenmesi bir tesadüf.
Forumun merkezi Brezilya
Bu hareket, Sao Paulo’da hükümet dışı örgütler ve sendikalar öncülüğünde geliştirildi ve bu nedenle forumun merkezi halen Brezilya’da. Ancak forum, ticaretin merkezi olan Sao Paulo’da değil, solcuların kalesi olarak görülen Porto Alegre’de düzenleniyor. Zira bu kent foruma mali katkı sağlamayı kabul etmişti. Zaten 2003 yılında para meselesi ciddi bir soruna dönüştü. Forumun mali sıkıntısını Alman Protestan Kalkınma Derneği çalışanı ve Dünya Sosyal Forumu’nun üyesi Jürgen Reichel şu sözlerle aktarıyor:
“Forum organize edilemez hale geldi. Mali kaynak sağlayan örgütlerden biri olarak artık bu forumun harcamalarını karşılayamayacak noktada olduğumuzu söylemek isterim. Bu forumu gerçekleştirmek için gerekli kaynakları biraraya getiremiyoruz.”
Katılımcı sayısı arttı
Bunun nedeniyse aslında çok basit. Zira ilk toplantıya 20 bin kişi katılırken, 2005 yılında katılımcı sayısı 155 bine çıktı. Katılımcı sayısındaki artış maliyetlerin artmasına ve dolayısıyla forumun düzenlenmesini zora sokuyor.
Amerikalı Ford ya da Rockefeller Vakıfları’nın desteği olmaksızın organizatörler çoktan iflas etmişti. işin ilginç tarafı forumu, küreselleşme ve dünya ticaretinde önemli bir yere sahip iki şirket vakfının kurtarmış olması. Dahası 2005 yılında forumun 8 milyon dolarlık finansmanının bir kısmını Brezilyalı petrol şirketi Petrobras karşıladı. Katılımcıların birçoğu bununla forumun ilkelerine ihanet edildiğini savundu.
Foruma eleştiri
Dünya Sosyal Forumu’na yönelik bir diğer eleştiri de somut sonuçların ortaya çıkmaması. Forumun sonunda ortak bir açıklama bile yapılmıyor. Ancak forumun kurucularında Brezilyalı insan hakları savunucusu Francisco Chico Whitaker buna olumlu bakıyor. Whitaker, “Asıl birilerinin yukardan yönetmiyor oluşu, forumun hareket kabiliyeti ve gücünü oluşturuyor. Bu daha çok yatay bir hareket, herkes fikir ve tecrübeleriyle sürece katkı sağlıyor” diyor.
2011′de Senegal evsahipliği yapacak
Foruma Mumbai ve Nairobi de evsahipliği yaptı. Bu yıl 10′ncu yıl kutlamaları nedeniyle Porto Alegre’de yapılacak forumun 2011′de Senegal’de düzenlenmesi öngörülüyor. Forumları sözkonusu bölgelerde düzenleyerek Asya ve Afrika’dakilerin katılımını sağlamak isteyen organizatörler yüklü seyahat masraflarını dikkate alıyor.
© Deutsche Welle Türkçe
Johannes Beck / Çeviri: Değer Akal
Editör: Meltem Karagöz
Kaynak : sondakika.com Okumaya devam et